enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9017
EURO
53,4516
ALTIN
6.758,29
BIST
13.890,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
26°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C

CİNSELLİK VE CİNSELLİĞİN KONUŞULMASI

Cinsellik, toplum olarak kullanılan belki de en tehlikeli kelimelerden birisidir. Konuşmaktan utanırız, imasından çekiniriz; çoğu zaman da …

CİNSELLİK VE CİNSELLİĞİN KONUŞULMASI
19.03.2022
44
A+
A-

Cinsellik, toplum olarak kullanılan belki de en tehlikeli kelimelerden birisidir. Konuşmaktan utanırız, imasından çekiniriz; çoğu zaman da cinsellik kelimesine toplumsal ve kültürel normlarımız engel olur. Farklı yapılardaki toplumlara uygun hareket etmek gerekir. Ancak cinsellik her ne kadar kaçınılacak, geri durulacak bir kavram gibi görünse de, insanoğlunun içinde var olan dayanılmaz güçlü ve durdurulamayacak kadar önemli bir konudur.

Bir bebek 3-4 yaşından itibaren kendi cinsel organıyla, karşı cinsteki cinsel organın farklılığını fark eder. Merak ve keşif duygusuyla çeşitli soruları ebeveynlerine sorar. Ebeveynler çocuklarının bu sorularına ve merak duygularına karşı kaygılı, panik ve utanç duyguları ile yaklaşırsa; çocuk bu sorularına cevap alamaz ve merak duyguları daha da artar. Ancak ebeveynler çocuklarının sorularına yerinde ve yeterince cevap verebilirlerse, çocuk “soruma cevap alabildim” duygusuyla içindeki merak yatıştırabilir. 

Özellikle çocukluk döneminde ebeveyn tutumlarının, çocuğun ilerleyen yaşlarında cinselliğe bakış açısını, algılayışını ve tutumunu oluşturduğunu unutmamak gerekir. Çocukların cinselliği algılayış biçimi yetişkinlerdeki gibi gerçeklik olarak değil, hayal ve fantezi dünyasında olduğundan; yetişkin gibi algıladığını düşünmemek gerekir. Cinselliğin günah, ayıp ve utanç verici olduğuna dair tutum ve söylemlere çocuk maruz bırakıldığında, içinden gelen dürtü ve fantezilerin çocukta bastırılması bir çok cinsel ve psikolojik soruna da yol açabilmektedir.

Ebeveynlerinden cinsellik konusunda bilgi alamayan çocuk,  bilgiyi dışarıda aramaya başlar. Arkadaşlarından ve internetten edindiği yanlış ve kulaktan dolma bilgileri zihnine yerleştirir. Cinselliğe karşı düşünceleri de bu doğrultuda oluşturacağından sağlıklı ve doğru cinsel bilgiye ulaşamayacaktır.

Ebeveynlerin, cinsellik ve cinsel eğitim konusunda ne kadar doğru ve net bilgilere sahip olduğu da şüphe konusudur. Aslında her ebeveynin hem kendi cinsel yaşamları için hem de çocuklarına vereceği cinsel eğitimin doğruluğu içinCİNSEL EĞİTİM alması önem arz etmektedir. Psikologlara başvuru yapan vajinismuserken boşalma, sertleşme, ağrılı cinsel ilişki ve hiperseksüalite sorunu yaşayan danışanların çoğunda doğru bildikleri yanlış cinsel bilgiler bulunmaktadır. Vajinismus tedavisi, erken boşalma tedavisi, erkeklerde sertleşme problemi tedavisi, ağrılı cinsel ilişki sorunu tedavisi ve hiperseksüalite problemi tedavilerinde cinsel eğitim verilerek, kişilere cinsellikle ile ilgili yeni bir bakış açısı kazandırılmaktadır.

Cinsellik ve seks kavramları da genellikle birbiriyle karıştırılmaktadır. Cinsellik denildiğinde çoğumuzun aklına seks gelir ama bu doğru bir tanım değildir. Cinsellik, psikolojik, fizyolojik ve sosyolojik yönleri olan, farklı boyutları olan bir kavramdır. İnsanın doğuştan getirdiği cinsiyetine ait özelliklerin bütünüdür. Ses tonu, giyimi, saç şekli, yürüyüşü, oturuşu, beden algısı, cinsel kimliği aslında cinselliğin bir parçasıdır. Cinsellik, değerlerimiz, tutumlarımız, inanışlarımız, duygularımız, kişiliğimiz, sevdiklerimiz ve sevmediklerimizle şekillenir. İnsana sevilmeye değer olduğu duygusunu yaşatan aslında kadınlık ve erkekliğin onaylanmasıdır. Cinsel yakınlıkbilişsel, duygusal ve davranışsal boyutlarıyla iki insan arasındaki bir etkileşimdirBilişsel olarak, kendini bir başkasına açma kararını vermektedir.  Duygusal olarak, bir başkasına sevgi duyma, ona güvenme, merak etme ve keşfetme arzusudur. Davranışsal olarak da fiziksel yakınlaşma, öpüşme, dokunma, gülümseme, sarılma ve sevişme isteği öne çıkar. İşte burada seks dediğimiz, iki insan arasında yaşanan bir eylem ortaya çıkmaktadır. Sevginin, bedenin ve ruhun paylaşılmasına imkan veren dokunma, öpüşme ve sevişme gibi eylemleri içerir.

Cinselliğin çeşitli fonksiyonlarının boyutlarından bahsetmek gerekebilir. Üç boyutta değerlendirebilirizİlişki boyutu, ilişkiyi güçlendirici boyut olarak en kapsamlı olanıdır. Bağlılıkları derinleştirerek, temel ihtiyaçların ifade edilmesini sağlar. Üreme boyutu, cinselliğin bir sanat eseri olarak ortaya konması olarak ifade edilebilir. Arzulama boyutu ise, cinsel yaşantı yoluyla arzulama kazancının bütün olanaklarını kapsamaktadır.

Kadın tek başına kadınerkek de tek başına erkek olamıyor. Yaşamın her anında birbirlerine ihtiyaç duyan ve birbirini tamamlayan iki varlık olarak ele alabiliriz. Bu varlıklar çoğu cinselliği konuşmaz, cinselliğin sadece bir eylemden itibaren olduğunu düşünürler. Bir kadının fantezilerini, isteklerini, taleplerini partneriyle paylaşması; bir erkeğin heyecanını, isteğini ve fantezilerini partnerine belirtmesi cinselliğin tam yaşanabilmesine ve partnerlerin birbirlerinden beklentilerini ortaya koymasına yardımcı olur. Gurur, utanç ve suçluluk duyguları ile bu duruma yaklaşarak belki de kurulabilecek sağlıklı bir cinsel birlikteliğe engel olunmaktadır.  Cinsellik, mutluluk ve haz yaratan ruhsal gereksinimlerdir. Cinselliği sadece seks olarak değilşehvet ve haz duygularıyla yoğrulmuş bir bütünsel yaklaşım olarak değerlendirip, partnerlerin birbiriyle bu durumu konuşmaları ve duygularını ifade etmeleri temel görevler olarak ortaya çıkmaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.