enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,3323
EURO
53,8589
ALTIN
6.168,06
BIST
13.943,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Açık
30°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C

Çocuklar okula başlangıçta annelerden ayrılmak istemezse…

En az 4 hafta boyunca ortalama 7-9 yaş civarında görülen, çocuğun evden ya da evde bağlandığı kişiden ayrılmaya bağlı olarak gelişim düzeyine göre beklenenden fazla ve yineleyici olarak kaygı duyması şeklidir. Çocuk bağlandığı kişileri yitireceğine …

Çocuklar okula başlangıçta annelerden ayrılmak istemezse…
12.03.2026
6
A+
A-

En az 4 hafta boyunca ortalama 7-9 yaş civarında görülen, çocuğun evden ya da evde bağlandığı kişiden ayrılmaya bağlı olarak gelişim düzeyine göre beklenenden fazla ve yineleyici olarak kaygı duyması şeklidir.

Çocuk bağlandığı kişileri yitireceğine ya da onların başına bir iş geleceğine inanır. Ayrılma korkusu nedeniyle okula ya da başka bir yere gitmek istemez.

Bu bozuklukta çocuk kendisi için önemli işlevsellik alanlarında yani okulda, okul dışı arkadaş ilişkilerinde ve sosyal yaşantısında güçlükler yaşar.

Bu bozukluğun oluşumunda çeşitli risk etmenleri vardır. Okulla ilgili yaşanan bazı olumsuzluklar, yeni kardeş doğumu, bir yakının ölümü, çocuğun anne-babasından uzun süre ayrı kalması, anne-çocuk ilişkisinde karşılıklı bağımlılık, üzerinde durulan risklerdendir.

Bu korkular uygun ebeveyn tutumları ve okulun desteği ile ortadan kalkabilir.

Yapılan araştırmalar, genetik özellikler ve kalıtımın yanı sıra, çevresel etkileşimlerin ve ebeveyn özelliklerinin de bu bozuklukta belirleyici olduğunu saptamışlardır. Çocuk daha önceki gelişim dönemlerinden geçişte sorunlar yaşamış ve başarısız olmuştur.

Özellikle panik bozukluk tanısı alan annelerin çocuklarında ayrılma kaygısı toplumdaki çocuklara göre çok daha fazla orandadır. Ayrılma anksiyetesi olan çocukların birinci derece akrabalarında da bu bozukluğun görülme riski yüksektir.

Bozukluğun gelişiminde önemli bir etken anne-çocuk ilişkisinin niteliğidir. Çocuğa aşırı düşkün, sorumluluk vermeyen, aşırı disiplin uygulayan, sınırlayan, ya da ihmal eden, örnek olmak yerine sadece ve sürekli uyaran güven vermeyen, suçlayıcı, fiziksel ya da ruhsal sorunları olan ebeveynler çocuğun gelişim aşamalarını sağlıklı bir şekilde atlatmasını engellerler ve bu çocuklar ileride uyum sorunları yaşarlar.

Çocuğun başta ebeveyni olmak üzere tüm çevresi ile kurduğu ilişkide çocuğun mizaç özellikleri ile ebeveynlerin tutum ve davranışları önemli bir rol oynamaktadır.

Buradaki tedavi şekli çok yönlü bir tedavi şeklidir. Yani hem ebeveynlerin hem de çocuğu hedef alan yaklaşımlar kullanılır. Bu yaklaşımlar hem şiddetli vakalarda ilaç tedavisi olabilir. Yapılan araştırmalar ilaç tedavisi ve bilişsel-davranışçı terapilerin birlikte uygulandığı durumlarda %81 bir iyileşme tespit etmişlerdir.

 

(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.