Cilt bakımı yalnızca kadınlara yönelik kozmetik bir alışkanlık elbette değildir. Erkeklerde de aşırı parlama, sivilce, genişlemiş gözenekler, tıraş tahrişleri ve zamanla belirginleşen ince çizgiler oldukça sık karşılaştığımız problemler arasındadır …

Cilt bakımı yalnızca kadınlara yönelik kozmetik bir alışkanlık elbette değildir. Erkeklerde de aşırı parlama, sivilce, genişlemiş gözenekler, tıraş tahrişleri ve zamanla belirginleşen ince çizgiler oldukça sık karşılaştığımız problemler arasındadır. Üstelik erkek cildi, testosteron hormonunun etkisiyle kadın cildine kıyasla yaklaşık %20-25 daha kalın bir yapıya sahiptir ve yağ bezleri çok daha aktiftir. Buna düzenli tıraşın getirdiği mekanik sürtünme de eklendiğinde, cildin ihtiyaçları farklılaşır.
Etkili bir bakım için banyonuzu onlarca ürünle doldurmanıza kesinlikle gerek yoktur. Sağlam bir cilt bariyeri oluşturmanın yolu, temelde üç adımdan geçer: doğru temizlik, hafif yapılı bir nemlendirici ve düzenli güneş koruması.
Erkeklerde en sık yapılan hata, yağlı ve parlayan cildi sert sabunlar, duş jelleri veya yüksek alkollü losyonlarla kurutmaya çalışmaktır. Bu yaklaşım cildin koruyucu bariyerini yıkar ve tepkisel olarak yağ üretimini daha da artırır. Bunun yerine sabah ve akşam cildi kurutmayan nazik bir yüz temizleme jeli kullanmak, ardından yağsız, su bazlı ve gözenek tıkamayan bir nemlendiriciyle cildi desteklemek gerekir. Yağlı ciltlerin de nemlendiriciye ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır.
Sivilce ve siyah nokta eğiliminiz varsa, akşam rutinlerine gözenek içindeki birikintiyi çözen salisilik asit veya yağ dengesini sağlayan niasinamid gibi içerikler dahil edilebilir. Ancak aktif lezyonları sıkmak iltihabı derinleştirir ve kalıcı akne izlerine yol açar. Tıraş bölgesindeki iltihaplı kabarıklıklar ve batıklar içinse körelmiş jiletlerden kaçınmak, kılların çıkış yönüne paralel tıraş olmak ve işlem sonrasında cildi yakan kolonyalar yerine pantenol veya seramid içeren yatıştırıcı ürünler sürmek faydalı olabilir.
Güneş koruyucular ise hem UV ışınların kanserojenik etkisini azaltmada hem de kırışıklık, elastikiyet kaybı ve lekelenmeye karşı elimizdeki en güçlü kalkandır. UV ışınları cildin kolajen yapısını yıkar; bu nedenle hafif dokulu, mat bitişli bir güneş kremini yalnızca tatillerde değil, her sabah alışkanlık haline getirmek gerekir. Yaşlanma belirtilerine karşı gece bakımına eklenecek düşük konsantrasyonlu retinoik asit içeren kremler de hücre yenilenmesini destekleyecektir.
Unutulmamalıdır ki kozmetik bakım temel korumayı sağlar; fakat kistik sivilceler, geçmeyen kıl kökü iltihapları veya derin lekeler tıbbi tedavi gerektirir. Bu tür tablolarda zaman kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurarak kişiselleştirilmiş klinik protokoller oluşturulmalıdır.
(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)